MESLEK YÜKSEKOKULU

Bankacılık ve Sigortacılık (Türkçe)

 

Duyurular

Güncel duyuru bulunmamaktadır.

 

 

NEDEN İEÜ BANKACILIK VE SİGORTACILIK..

2014 yılı Mart ayı itibari ile Türkiye'de Bankacılık Sektörü 49 Banka, 12.033 Şube ve 215.289 Personel ile faaliyet  göstermektedir. 2014 yılı ilk çeyreğinden itibaren gerek şube sayılarındaki gerekse personel sayılarındaki artış sektördeki büyüme potansiyeli ile ilgili önemli ipuçları vermektedir.

İzmir Ekonomi Üniversitesi Meslek  Yüksekokulu bünyesindeki Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü modern serbest piyasa ekonomilerinin en önemli finans kuruluşlarına yönelik personel yetiştirmeyi amaçlamaktadır. Sektörün artan uzman ve nitelikli personel ihtiyacı, İzmir Ekonomi Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü bünyesinden uygulamalı derslere ağırlık verilmesine sebep olmuştur.

Etkin olarak planlanan ders ve uygulama programları aynı zamanda Sermaye Piyasası Kurumu, bankalar ve sigorta şirketlerinin personel seçiminde uygulamakta olduğu sınavlara hazırlık niteliğindedir.  Geniş bilgi, tecrübelere sahip akademisyenler ve önemli sektör temsilcilerinden oluşan akademik kadromuz programımızı daha da zenginleştirmektedir. Öğrencilerimiz önemli sektör temsilcilerini yakından tanıma fırsatı bulmaktadırlar.

Akademik bilginin yanında sunulan Türkiye ve Dünya çapındaki sektör bilgisi, pratik bilgiler ile sunulan eğitim dinamik yapıya sahip finans kurumlarının çalışma alanlarına kolaylıkla uyum sağlayacak niteliktedir. Finans sektörünün en önemli ihtiyacı olan analiz yeteneğine sahip, uluslararası hareketliliğe kolaylıkla adapte olabilecek, analitik çözümler üretebilen mezunlar yetiştirmeyi öncelikle hedefleyen Bankacılık ve Sigortacılık Programı küreselleşmenin en yoğun yaşandığı finans piyasalarındaki değişimi yakından takip etmektedir.

Finans sektöründen donanımlı personele her zamankinden daha çok ihtiyaç bulunmakta olup bu koşullar değerlendirildiğinde İzmir Ekonomi Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü en iyi seçenektir.
 
Burçin ÖNDER
Öğretim Görevlisi


BANKALARA VE SİGORTACILIĞA DAİR…
Günlük yaşantımızın bir parçası olan bankaların geçmişi 14.yüzyıla kadar uzanmaktadır. Toplumlardaki sosyal, siyasal ve ekonomik değişiklikler yeni gereksinimler doğurur. Toplumlar, ulusal ve uluslararası boyutları olabilen bu gereksinimlere yanıt bulmak isterler. Bankalar da bu tür çabalar sonucu ortaya çıkmıştır. Önce yeni deniz yolları, keşfedilen yeni ülkeler ticari hayatı hareketlendirmiş ve uluslararası bir boyut kazandırmıştır. Giderek karayolu ve havayolu ile daha kısa sürelerde ulaşım imkânlarına erişilmiştir. Sonuçta ülkeler arası para hareketleri, ticaret hacminin ve sermaye gereksiniminin artması ve hızlanması bankaların temellerinin atılmasına yol açmıştır. Bu gelişmelerin ortaya çıkarttığı doğal bir sonuç da parasal birikimleri güvenli depolama koşullarında saklama gereksinimidir.
Bizde, Osmanlı’nın yakın dönemlerinde yabancılar eliyle sunulan bankacılık hizmetleri, Cumhuriyetin ilanı ile beraber millileşmiştir. Yakın zamana kadar da bu özelliklerini korumuşlardır.
Yıllar içinde bankalar, sermaye kaynaklarına göre, faaliyet ve amaçlarına göre, işlem hacimlerine göre çeşitlenmiştir. Milli sermaye-yabancı sermaye bankaları, devlet veya özel bankalar gibi gruplandırmaların yanı sıra faaliyet alanlarına göre şöyle bir sınıflandırma mümkündür:
  1. Emisyon (Merkez)Bankaları
  2. İş ve Ticaret Bankaları
  3. Tasarruf (Mevduat) Bankaları
  4. Ziraat ve Sanayi Bankaları
  5. Yatırım ve Kalkınma Bankaları
Merkez Bankaları’nın başlıca görevleri, devlet adına banknot ihraç etmek, devlete veznedarlık ve mali danışmanlık yapmak, ticari bankaların para rezervlerini muhafaza etmek, fiyat istikrarını sağlamaktır.
İş ve Ticaret Bankaları, günlük yaşamda en fazla karşılaştığımız tipteki bankalardır. Her çeşit mevduatı toplayarak oluşturduğu fonlarla, kısa, orta ve uzun vadeli kredi sunarlar. Devlet sermayeli ya da özel sermayeli millî ve yabancı bankalardır. Faaliyetlerini şöyle özetlemek mümkündür:
  • Gerçek ve tüzel kişilerin birikimlerine güvenli bir saklama ortamı sunmak, böylece atıl fonların ekonomiye katılmasını sağlamak,
  • Bu birikimlerin (mevduat) yarattığı fonları yatırıma yönlendirerek ülke ekonomisine katkıda bulunmak, yatırımların getirisinden mevduat sahiplerini nemalandırmak,
  • Bu birikimlerden (mevduat) oluşturulan fonlarla, ihtiyacı olan gerçek ve tüzel kişilere kısa-orta-uzun vadeli kredi temini yoluyla sermaye sağlamak,
  • Kasa kiralayarak, havale işlemleriyle, teminat mektubu sağlayarak, akreditif ve kambiyo işlemleriyle, kredi kartları, fatura/ aidat/ kira ödemeleri yoluyla bireylerin yaşamlarını kolaylaştırıcı işlemler sunmak
Tasarruf Bankaları, Özellikle gelişmiş ülkelerde karşımıza çıkan bu tür bankalar, bireylerin küçük birikimlerini toplayarak işletirler. Bu fonların yatırım alanı devlet denetimli olarak genellikle ipotek karşılığı gayrimenkul kredileri, devlet tahvilleri ile güvenilir şirketlerin hisse senedi ve tahvil piyasasıdır.
Ziraat Bankaları, çiftçiye, satılması mümkün olan gayrimenkul rehini ve kuvvetli kefalet karşılığında kredi kullandırmak, faiz karşılığında tevdiat kabul etmek, ziraate ilişkin sarraflık ve aracılık işleri yapmak gibi faaliyetlerde bulunur.
Sanayi Bankaları, özel ya da kamu sanayi şirketlerinin yatırım projelerine uzun vadeli kredi veren, müşteriye özel danışmanlık ve aracılık hizmetleri sağlayarak ekonominin büyümesine katkı sağlamayı amaçlayan bankalardır.
Yatırım ve Kalkınma Bankaları, yeni yatırım imkânlarının araştırılması, projelendirilmesi, yatırımcılara teknik ve mali desteğin sağlanması ve menkul kıymet borsalarının gelişimini sağlamak için kurulan bankalardır.
 
Tarihi gelişimine bakıldığında sigorta (risk ve güvence) kavramı dünyada bankacılıktan önce ve bankacılık hizmetlerini de kapsayacak şekilde ortaya çıkmıştır. Bizde ise tersine bir gelişim göstermiştir.” Özel sigorta” uygulamaları ile devlet eliyle yürütülen sağlık ve emeklilik sistemi yani “sosyal güvenlik” kavramları çoğu zaman birbirine karıştırılmaktadır.
Özel sigorta konusunda literatür, “sigortanın, riski algılamakla başladığını” söyler. Bu durumda, riskin ne olduğu konusu önem kazanmaktadır. Genel bir tanım olarak denebilir ki:
“Gelecekte gerçekleşmesi olası olan, gerçekleşmesi halinde kayba yol açabilecek olaylara risk denir”
Yani algılanması gereken, bugün var olmayan ancak muhtemel olan tehlikelerdir. Sigorta bir anlamda güvenli gelecek kurma eylemidir. Bireysel, kurumsal, ülkesel boyutlu bir güvenli gelecek inşa etme çabasıdır. Bunu sağlamak için algılanan risklerle mücadele etmek yani, “risk yönetimi” uygulamak gerekir. Risk yönetiminin alt başlıklarından biri de sigortadır.
Sigorta, “sigortalanabilir risklerin” gerçekleşmesi sonucu ortaya çıkan finansal kayıpları güvence altına alır. Bu yönüyle,
  1. Kişi ve kurumların mal varlıklarını korur,
  2. Ülke yatırımlarını ve kaynaklarını korur,
  3. Girişimcinin ve yatırımcının daha güvenli hareket etmesini sağlar,
  4. Kara gün için ayrılan fonların atıl kalmasına engel olur ve bu fonların ekonomiye katılmasına yardımcı olur,
  5. Özellikle hayat sigortaları kanalıyla tasarrufu teşvik eder,
  6. Uluslararası finansal ilişkileri geliştirir,
  7. Daha güvenli bir yaşam sağlayarak toplumsal huzuru ve dayanışmayı sağlar,
  8. Kurumların kayıplarını karşılayarak işin sürekliliğini sağlar ve çalışanların iş kaybına uğramasına engel olur,
  9. Bankaların kredi verme işlemlerini kısaltır ve krediyi güvence altına alır,
  10. Sosyal güvenlik sistemlerinin yükünü azaltır.
Bugün sigorta sektörümüzde üç tip şirket bulunmaktadır:
  1. Direkt Sigorta Şirketleri
Müşteriye güvence sağlayan ve sigorta poliçesini tanzim eden şirketlerdir. İki farklı alanda ve birbirinden bağımsız çalışırlar:
  • Elementer Sigorta Şirketleri (Konusu bireylerin/ kurumların mal varlığı ve sorumluluklarıdır)
  • Hayat Sigorta Şirketleri (Konusu bireyler ve bireylerin yaşamlarıdır)
  1. Reasürans Şirketleri
Nihai müşteri ile teması bulunmayan, ancak direkt sigorta şirketlerine hizmet veren şirketlerdir. Diğer bir deyişle sigorta şirketlerinin sigortacılarıdır.
  1. Bireysel Emeklilik Şirketleri
Hayat sigortalarının yanı sıra sigorta işlemi olmamakla beraber, söz konusu fon yönetimi esaslı faaliyetleri yürütme ruhsatı almış olan hayat sigorta şirketleridir.
 
Reasürans şirketleri dışındaki şirketler üretimlerinin %80’ini aracılar kanalıyla gerçekleştirir. Aracılar 2 türlüdür:
  1. Acenteler
Sigorta şirketlerini temsilen hareket derler. Şirketlerden iş başına komisyon alırlar. A ve B tipi acenteler mevcuttur. A tipi acenteler, poliçe düzenleme ve prim tahsiline yetkilidir. B tipi acenteler ise sigortacı ve sigortalıyı buluştururlar. Poliçe düzenleme ve tahsilat işleri şirket tarafından yapılır. Acentelerin hasar ödeme yetkisi yoktur.
  1. Brokerler
Sigortalıyı temsilen harekete ederler. Sigortalı hesabına en geniş güvenceyi en uygun maliyetle elde etmek amacıyla pek çok sigorta şirketi ile çalışırlar. Hizmetlerinin karşılığı olan ücreti sigortalılarından alırlar. Hasar ödeme yetkileri vardır.

Betül ARISOY
Öğretim Görevlisi

HABERLER